21. Yüzyılın Eşiğinde Türkiye ve Dünya

 

XXI. YÜZYILIN EŞİĞİNDE TÜRKİYE VE DÜNYA
8. 1. 1990 SONRASI TÜRKİYE’DEKİ GELİŞMELER

Ekonomik Krizler:

  • Türkiye, 1987 ile 2001 yılları arasında siyasi ve ekonomik istikrarsızlıkların birbirini tetiklediği bir dönem yaşamıştır.

1994 Ekonomik Krizi:

  • 1994 yılında Türkiye’nin ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldığı bir dönemdi.
  • Yüksek enflasyon, artan cari açık ve yüksek faiz oranları gibi sorunlar hükümeti çözüm arayışına yöneltti.
  • IMF yardımıyla bir çözüm planı hazırlandı ancak sorunlara kökten çözüm getiremedi.

2001 Ekonomik Krizi:

  • 2001’de Türkiye, ağır bir ekonomik krizle karşı karşıya kaldı.
  • Siyasi krizler ve ekonomik sorunlar birbirini etkiledi.
  • Doların hızla değer kazanması, Türkiye’yi olumsuz etkiledi.
  • Bu krize “2001 Ekonomik Krizi” adı verildi.
  • Hükümet, IMF’den yardım talep etti ve Dünya Bankası yetkilisi Kemal Derviş, ekonomiden sorumlu devlet bakanı olarak göreve başladı.

2008 Küresel Ekonomik Krizi:

  • 2008’de Amerika Birleşik Devletleri’nde başlayan ve dünya geneline yayılan bir ekonomik kriz yaşandı.
  • Kriz, Avrupa ülkelerini de etkiledi, ancak Türkiye’nin etkileri sınırlı kaldı.
  • Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, faizleri düşürerek krizin etkilerini hafifletmeye çalıştı.
  • Bu kriz nedeniyle Türkiye ekonomisi 2009’da %4,8 küçüldü, borsada düşüşler yaşandı ve işsizlik oranı arttı.

Sonuç olarak, Türkiye tarihinde birkaç önemli ekonomik kriz yaşandı. Bu krizler, siyasi istikrarsızlıklarla birleştiğinde daha da derinleşti. IMF’nin yardımı ve ekonomik reformlar, bu krizlerin üstesinden gelmede önemli rol oynadı, ancak ekonomik istikrarın sürdürülmesi için uzun vadeli önlemler alınması gerektiği anlaşıldı.

Millî İradeye Darbeler:

  • Türkiye tarihinde birçok askerî darbe ve darbe girişimi yaşanmıştır.
  • Bu darbeler Türk demokrasisine zarar vermiş ve millî iradeye müdahale anlamına gelmiştir.

28 Şubat Darbesi (1997):

  • 28 Şubat 1997’de seçilmiş hükümete yönelik bir müdahaledir.
  • Refah Partisi (RP) lideri Necmettin Erbakan ve Doğru Yol Partisi (DYP) lideri Tansu Çiller hükümeti istifaya zorlandı.
  • Darbe “post-modern” olarak adlandırılmıştır.
  • Erbakan istifa etti ve yerine ANAP lideri Mesut Yılmaz yeni bir hükümet kurdu.
  • Bu süreç “28 Şubat Rejimi” olarak anılmıştır.

27 Nisan 2002 E-Muhtırası:

  • Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in başkanlık ettiği Millî Güvenlik Kurulu’nda irticai faaliyetlerin arttığı tartışıldı.
  • Sezer’in görev süresinin sona ermesi siyasi gerginliği artırdı.
  • 27 Nisan 2007’de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 367 milletvekili nitelikli çoğunluk sağlayamazsa cumhurbaşkanı seçilemeyeceği iddiası gündeme geldi.
  • Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yayınlanan “e-muhtıra” olarak adlandırılan bildiri ile hükümete müdahale edildi.
  • Gerginlik sonucunda cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı ve Abdullah Gül cumhurbaşkanı seçildi.

15 Temmuz Hain Darbe Girişimi (2016):

  • Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu askerler tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi.
  • İstanbul’da köprülerin kapatılması, Ankara’da TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne saldırılarla başladı.
  • Darbe girişimi sonucunda 248 kişi şehit oldu, 2196 kişi yaralandı.
  • Darbe girişimi sırasında milletin direnişi ve iradesiyle bertaraf edildi.
  • Türkiye’de olağanüstü hal (OHAL) ilan edildi ve FETÖ’ye yönelik operasyonlar başlatıldı.
  • Bu direniş ve kazanılan zafer, her yıl 15 Temmuz’da “Demokrasi ve Millî Birlik Günü” olarak kutlanır.

Terörle Mücadele:

  • Terörizm, toplumun direnç gücünü kırmayı ve siyasi düzeni zayıflatmayı amaçlayan şiddet içeren eylemleri ifade eder.
  • Terör örgütleri, siyasi ve ekonomik çıkarlar elde etmek amacıyla şiddeti bir araç olarak kullanır.
  • Bazı devletler, güçlü bir Türkiye’nin oluşmasını engellemek için terör örgütlerini kullanarak iç ve dış politika aracı olarak kullanabilirler.
  • Türkiye, tarihinde birçok terör örgütüyle karşı karşıya gelmiştir.
  • 1973’te ASALA gibi dış destekli bir Ermeni Terör Örgütü Türkiye’yi hedef almıştır.
  • 1980’lerin sonunda PKK bölücü terör örgütünün saldırıları başlamıştır. PKK, Türkiye’yi bölmeyi amaçlayan ayrılıkçı bir terör örgütüdür.
  • Türkiye, PKK ve DAEŞ gibi terör örgütleriyle mücadele etmektedir. DAEŞ, radikal terör faaliyetleri ile dünyada dikkat çeken bir örgüttür.
  • FETÖ, Türkiye’de dinî duyguları ve yardımseverliği istismar ederek devletin çeşitli kurumlarında gizli yapılanmalar oluşturan bir terör örgütüdür.
  • FETÖ lideri Fetullah Gülen, 1999’dan beri ABD’nin Pensilvanya eyaletinde yaşamaktadır.
  • Türkiye, terörle mücadelesini askerî, siyasi, hukuki ve sosyal önlemlerle sürdürmektedir.

Bilim, Sanat ve Spordaki Gelişmeler:

  • 1980’lerde Turgut Özal’ın liberal politikalarıyla Türkiye, uluslararası arenada daha rekabetçi hale gelmeye başladı.
  • 1990’ların başında özel medyanın gelişmesi Türk sinemasını olumsuz etkiledi ve sektör ekonomik krizle mücadele etti.
  • 2004’te sinema sektörünü desteklemeye yönelik yasal düzenlemeler yapıldı.
  • 2016’da yerli sinema sektörü sadece vizyon gelirleri ile 690 milyon TL gelir elde etti.
  • Spor alanında, Naim Süleymanoğlu gibi sporcuların uluslararası başarıları dikkat çekti. Galatasaray Futbol Kulübü, 2000’de UEFA Kupası’nı kazanarak Türkiye’ye Avrupa’da bir ilk yaşattı.
  • 2002 FIFA Dünya Kupası’nda Türkiye, dünya üçüncüsü olarak büyük bir başarı elde etti.
  • Bilim alanında, Prof. Dr. Aziz Sancar’ın kanser hastalığı üzerine yaptığı önemli çalışmalarla 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü kazanması Türkiye için büyük bir gurur kaynağı oldu.

SSCB’nin Dağılması ve Türk Cumhuriyetleri’nin Bağımsızlıklarına Kavuşması:

  • Soğuk Savaş’ın taraflarından biri olan SSCB, 20. yüzyılın son çeyreğinde siyasi ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldı.
  • Nükleer silahlanma ve Yıldız Savaşları gibi uzay çalışmaları SSCB ekonomisini olumsuz etkiledi.
  • SSCB sistemi çıkmaza girdi ve bu durum Doğu Bloku ülkelerine de yansıdı.
  • 1987’de Devlet Başkanı Gorbaçov’un açıkladığı Glasnost ve Perestroika (Perestroyka) programları ile Sovyet sisteminde şeffaflık ve yeniden yapılanma ilan edildi.
  • Demokratik uygulamalarla totaliter yapı gevşetilmeye çalışıldı.
  • SSCB’yi oluşturan cumhuriyetler arasında bağımsızlık eğilimleri güçlendi.
  • 1990’da “Egemen Devletler Birliği Antlaşması” ilan edildi ancak bu anlayışı eleştiren komutanlar bir darbe girişiminde bulundu.
  • SSCB’nin en büyük cumhuriyeti olan Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Boris Yeltsin, darbecilere karşı halkı direnmeye çağırdı.
  • Yeltsin’in çağrısıyla halk darbecilere karşı direniş gösterdi.
  • Kremlin Sarayı’nda SSCB bayrağının yerine Rus bayrağının çekilmesi ve Sovyet Komünist Partisi’nin faaliyetlerinin sona ermesiyle SSCB resmen dağıldı (19 Ağustos 1991).
  • Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılması sonucunda Orta Asya ve Kafkasya’da birçok devlet bağımsızlıklarını ilan etti.
  • Türkiye, bağımsızlıklarını kazanan Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan ve Kırgızistan’ı tanıyan ilk ülke oldu.
  • Bu devletlerle Türkiye’nin ortak bir dile, ortak bir hafızaya ve ortak bir kültüre sahip olması, ikili ve bölgesel ilişkilerin güçlenmesine zemin hazırladı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA):

  • Türkiye’nin SSCB sonrası dönemde Orta Asya ve Kafkasya’da yapılacak faaliyetleri ve dış politika önceliklerini uygulamak ve koordine etmek amacıyla 1992’de Dışişleri Bakanlığına bağlı olarak kuruldu.
  • TİKA, 1999 yılında başbakanlığa bağlandı.
  • 1995’e kadar Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde ekonomik, sosyal ve kültürel faaliyetler yürüttü, ardından eğitim ve kültürel iş birliği çalışmalarına odaklandı.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı:

  • 6 Nisan 2010’da başbakanlığa bağlı müsteşarlık düzeyinde bir kamu kurumu olarak kuruldu.
  • Kurumun görevi, yurt dışındaki Türk vatandaşlarının, kardeş toplulukların ve Türkiye’de öğrenim gören uluslararası burslu öğrencilerin çalışmalarını koordine etmek ve bu alanlarda hizmetleri geliştirmektir.

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY):

  • 1993’te Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Türkiye’nin Kültür Bakanlarının imzaladığı antlaşma ile kuruldu.
  • Amacı Türk halklarının gönül birlikteliğini güçlendirmek, ortak Türk kültürünü gelecek nesillere aktarmak ve dünyaya tanıtmak olan TÜRKSOY’un 6 kurucu üyesi ve 8 gözlemci üyesi bulunmaktadır.

Yunus Emre Enstitüsü:

  • Yunus Emre Vakfı tarafından 2007’de kuruldu.
  • Türkiye’nin diğer ülkelerle kültürel alışverişini artırıp dostluğunu geliştirmeyi amaçlar.
  • Yurt dışında 40’tan fazla kültür merkezi bulunmaktadır.

Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı:

  • Kırım Türk’ü düşünür İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” ilkesini yaşama geçirmek amacıyla Prof. Dr. Turan Yazgan tarafından kuruldu.
  • Türk Dünyası’nın kültürel anlamda iş birliğini teşvik etmeyi hedefler.
  • Stratejik noktalarda eğitim kurumları açarak Türk Dünyası’na katkıda bulunur.

Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye:

  • Ankara Antlaşması, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin temelini oluşturur.
  • Türkiye’nin AB’ye uyum süreci, antlaşmanın yürürlüğe girdiği 1 Aralık 1964’te başladı.
  • Ancak Türkiye-AB ilişkileri, 1970’lerin başından 1980’lerin ikinci yarısına kadar, Türkiye’deki siyasi ve ekonomik istikrarsızlık nedeniyle zorlu bir süreç yaşadı.
  • 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nin ardından AB ile ilişkiler resmen askıya alındı.
  • 1983’te Türkiye’de sivil yönetim yeniden kuruldu ve Türkiye dışa açılmaya başladı.
  • AET, 1991 Maastricht Antlaşması ile resmen Avrupa Birliği (AB) adını aldı.
  • Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği, 1 Ocak 1996’da yürürlüğe girdi.
  • Helsinki Zirvesi, 10-11 Aralık 1999’da Türkiye’nin AB üyeliğini resmen onayladı ve Türkiye’nin diğer aday ülkelerle eşit konumda olacağını belirtti.
  • 17 Aralık 2004 Brüksel Zirvesi, Türkiye’nin siyasi kriterleri yeterince karşıladığını belirterek 3 Ekim 2005’te üyelik müzakerelerine başlanmasına karar verdi.
  • Günümüzde müzakereler hala devam etmektedir.

Bosna Savaşı ve Balkanlardaki Gelişmeler:

  • Bosna Savaşı, 1 Mart 1992’den 14 Aralık 1995’e kadar sürdü.
  • Yugoslavya Cumhuriyeti’nin dağılmasının ardından ortaya çıktı ve Balkanlarda önemli bir çatışma oldu.
  • 1980’de Yugoslavya Devlet Başkanı Tito’nun ölümünün ardından, federal devletler arası ilişkiler bozuldu.
  • Bu gerginlik, Slovenya’nın bağımsızlık ilanıyla başladı ve ardından Hırvatistan ve Makedonya da bağımsızlıklarını ilan etti.
  • Yugoslavya İç Savaşı başladı ve Sırp ağırlıklı Yugoslav ordusu bağımsızlık ilan eden devletlere saldırdı.
  • Bosna-Hersek, kendi bağımsızlığını ilan etti, ancak Sırp güçleri Müslüman Boşnaklara karşı saldırılar başlattı.
  • BM Güvenlik Konseyi, Srebrenica’yı güvenli bölge olarak ilan etti ancak Srebrenica’da 1995’te Sırp güçleri tarafından gerçekleştirilen soykırıma müdahale edemedi.
  • Savaşın sonunda, ABD’nin arabuluculuğu ile Dayton Barış Antlaşması imzalandı ve savaş sona erdi.
  • Bu antlaşma ile Bosna-Hersek’in üç toplumun liderleri arasında paylaşılması ve barışın sağlanması amaçlandı.

Siyonizm Sorunu ve Filistin:

  • II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra, İngiltere’nin denetimindeki Filistin topraklarına büyük ölçüde Avrupa’dan Yahudi göçü yaşandı.
  • 1948-1951 yılları arasında, Avrupa’dan gelen Yahudi mültecilerin çoğu İsrail’e yerleşti.
  • Bu süreç Filistin’de Yahudi-Filistin gerginliğine yol açtı.
  • II. Dünya Savaşı’nın ardından İngiltere, Filistin sorununu Birleşmiş Milletler’e taşıdı ve çözülmesini istedi.
  • BM, 1947’de Filistin’i biri Yahudi diğeri Arap olmak üzere iki devlet arasında paylaşma kararı aldı. Ancak Yahudiler bu kararı kabul ederken Araplar reddetti.
  • Kudüs, BM denetiminde uluslararası bir bölge statüsüne kavuştu.
  • Yahudi liderler, 14 Mayıs 1948’de İsrail Devleti’ni kuruluşunu ilan etti ve bu, Arap-İsrail çatışması ve Filistin sorununun temelini attı.
  • Bu dönemde birçok savaş yaşandı, örneğin 1948 Arap-İsrail, 1956 Mısır-İsrail, 1967 Arap-İsrail ve 1973 Arap-İsrail savaşları.
  • 1978’de Mısır ve İsrail arasında imzalanan Camp David Antlaşması ile İsrail ve Arap devletleri arasında bir daha sıcak çatışma yaşanmadı.
  • Filistin’de başlayan ve Filistin halkının İsrail işgaline karşı başkaldırısı olan “İntifada,” 1987’de başladı.
  • İkinci İntifada ise 2000-2005 yılları arasında devam etti.
  • Cezayir’de toplanan Filistin Millî Konseyi, 15 Kasım 1988’de Bağımsız Filistin Devleti’ni ilan etti ve birçok ülke tarafından tanındı.
  • 1993’te İsrail ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) liderleri arasında barış antlaşması imzalandı.
  • 2010-2011 yıllarında birçok ülke, 1967 öncesi sınırlarını esas alarak Filistin’i bağımsız bir devlet olarak tanıdı.
  • Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, BM’ye başvurarak Filistin’in bağımsız bir devlet olarak tanınmasını talep etti.
  • Yapılan oylamada 138 ülke, Türkiye dahil olmak üzere, Filistin’i BM nezdinde bağımsız bir devlet olarak tanıdı.

I. Körfez Savaşı:

  • 1990’ların başında, Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesi I. Körfez Savaşı’nın ana nedeniydi.
  • Irak, İran ile 1980-1988 yılları arasındaki savaşın ardından askeri gücünü artırdı.
  • Kuveyt üzerindeki hak iddiaları nedeniyle Irak-Kuveyt ilişkileri gerginleşti.
  • 2 Ağustos 1990’da Irak, Kuveyt’i ilhak etti.
  • Birleşmiş Milletler, Irak’ın Kuveyt’i terk etmesini istedi, ancak Irak bu çağrıya uymadı.
  • 17 Ocak 1991’de koalisyon güçleri, Irak’a karşı hava saldırılarına başladı ve ardından kara harekâtı başlatıldı.
  • Irak, Kuveyt’ten çekilmeyi kabul etti ve ateşkes anlaşması imzaladı.
  • Ancak Irak’ta iç karışıklıklar başladı ve ülke çeşitli grupların ayaklanmalarına tanık oldu.
  • ABD, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerden oluşan uluslararası bir güç olan Çekiç Güç, ateşkesi denetlemek ve gerektiğinde müdahale etmek için bölgede bulundu.
  • Bu dönemde, Kürt gruplar Irak’ın kuzeyinde, Şii gruplar ise güneyinde ayaklandı.
  • PKK, Irak’ın kuzeyine yerleşti ve Türkiye için güvenlik sorunu haline geldi.

II. Körfez Savaşı ve ABD’nin Irak’ı İşgali:

  • ABD, 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra küresel terörle mücadele adı altında dünya çapında bir savaş başlattı.
  • Bu çerçevede ABD, önce Afganistan’a askeri müdahalede bulundu ve ardından Irak’a yönelik operasyonlara başladı.
  • ABD, Irak’ı kitle imha silahlarına sahip olmak ve dünya barışını tehdit etmekle suçladı.
  • Irak lideri Saddam Hüseyin ve ailesinin ülkeyi terk etmelerini istedi, ancak Irak yönetimi bu talebi reddetti.
  • ABD, İngiltere ve diğer bazı Avrupa ülkeleri ile bir koalisyon oluşturdu.
  • 20 Mart 2003’te hava saldırıları başladı ve 22 Mart 2003’te kara harekâtı başladı.
  • ABD’nin öncülüğündeki koalisyon güçleri, 9 Nisan 2003’te Bağdat’ı işgal etti.
  • Saddam Hüseyin ve Baas rejimi devrildi, ardından Irak’ta geçici valiler atanarak ülkenin yönetimi ele alındı.
  • 13 Temmuz 2003’te, ABD’nin nüfuzunda “Geçici Irak Yönetim Konseyi” kuruldu ve bu konsey Birleşmiş Milletler tarafından tanındı.

Arap Baharı

  • Arap Baharı, Orta Doğu ülkelerinde 2010 yılında demokratik olmayan yönetimlere karşı halk ayaklanmalarının başlamasıyla ortaya çıkan bir dizi protesto ve halk hareketleridir.
  • Bu süreç, Tunus’ta başlayarak Yasemin Devrimi olarak adlandırıldı.
  • Yasemin Devrimi, daha demokratik bir yönetim kurularak Tunus’ta yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
  • Tunus’taki olaylar diğer Arap ülkelerine de sıçradı.
  • Mısır’da, benzer ekonomik, siyasi ve sosyal sorunlara sahip olan halk, 25 Ocak 2011’de Tahrir Meydanı’nda protestolarla Arap Baharı’nı başlattı.
  • Mısır’da da Hüsnü Mübarek’in istifası ile sonuçlanan halk ayaklanması yaşandı.
  • Muhammed Mursi, Mısır’da demokratik seçimleri kazanarak ülkenin ilk demokratik seçilen cumhurbaşkanı oldu.
  • Libya ve Suriye gibi diğer Arap ülkelerinde de protestolar başladı ve bazıları silahlı çatışmalara dönüştü.
  • Libya’da Muammer Kaddafi’nin yönetimi sona erdi, ancak ülkede istikrarsızlık sürdü.
  • Suriye’de ise Beşşar Esed yönetimine karşı başlayan protestolara hükümet sert müdahalede bulundu ve iç savaş başladı.
  • Arap Baharı’nın etkisi, Bahreyn ve Yemen gibi diğer ülkelerde de görüldü, ancak bazıları mezhep çatışmalarına yol açtı.
  • Bu süreç, Orta Doğu’da istikrarsızlığa ve bölgesel çatışmalara neden oldu.

11 Eylül Saldırıları ve Küresel Terör

  • ABD, II. Dünya Savaşı sonrasında dünyanın önde gelen bir gücü haline geldi.
  • Ancak 11 Eylül 2001’de New York’taki Dünya Ticaret Merkezi, Washington’daki Pentagon ve diğer yerlere düzenlenen terör saldırıları, ABD’ye doğrudan yönelik büyük bir tehdit oluşturdu.
  • Bu saldırılar, ABD Başkanı George W. Bush tarafından ABD’ye karşı bir savaş ilanı olarak kabul edildi.
  • ABD, saldırının arkasında olduğuna inandığı ülkelere karşı savaşlar başlattı.
  • 11 Eylül Saldırıları sonrasında dünya siyaseti, Soğuk Savaş sonrası dönemden küresel terörle mücadele dönemine evrildi.
  • ABD’nin terörle mücadelesi, uluslararası arenada bir öncelik haline geldi ve birçok ülke bu çabaya katıldı.

Irak’taki Gelişmeler

  • 2003 yılında ABD tarafından işgal edilen Irak, yeniden yapılandırılmaya başlandı.
  • Geçici Hükûmet Konseyi tarafından kurulan Irak Hükûmeti, 25 bakanın yer aldığı bir yapıya sahipti, bu bakanların 13’ü Şii, 5’i Sünni, 5’i Kürt, 1’i Türkmen ve 1’i Asuriydi.
  • ABD güçleri, Irak’taki etkisini korumak amacıyla yeni Irak hükûmeti ile güvenlik antlaşması imzalayarak askerlerini çekmeye başladı.
  • Ancak yeni Irak hükûmeti ülkede otoriteyi sağlayamadı.
  • 2014 yılında DAEŞ terör örgütü, Irak’ın büyük kentlerinden Musul ve Tikrit’in yanı sıra bazı diğer bölgeleri ele geçirdi, bu durum hem bölge hem de Türkiye için büyük bir tehdit oluşturdu.

Suriye’deki Gelişmeler

  • Arap Baharı’nın etkisiyle başlayan protestolar, Suriye’deki Baas rejiminin sert müdahalesi sonucu iç savaşa dönüştü.
  • ABD, İran ve Rusya’nın müdahalesi, ülkeyi büyük bir yıkıma sürükledi.
  • Devlet otoritesinin zayıflamasıyla birlikte DAEŞ terör örgütü güç kazandı ve Türkiye için bir tehdit haline geldi.
  • Ayrıca PKK’nın Suriye kolu olan PYD terör örgütü, ülkenin kuzeyinde etkinlik kazandı.
  • DEAŞ terörü ile mücadele bahanesiyle özellikle ABD tarafından silahlandırılan PYD terör örgütü, Suriye’nin kuzeyini ele geçirme amacındaydı.
  • Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından başlatılan Fırat-Kalkanı Harekâtı ile PYD’nin planları engellendi ve Azez, Cerablus ve El Bab bölgeleri DAEŞ’ten temizlendi.

Suriyeli Mülteciler

  • 2011’de başlayan Suriye olaylarının etkisiyle Türkiye’ye yönelik ilk toplu göç hareketi başladı.
  • 2015 yılı itibariyle Türkiye’de Suriyeli mülteciler için 10 ilde 47.488 çadır ve bölme, 11.857 konteyner olmak üzere toplam 59.295 yerleşke oluşturuldu.
  • Suriyeli mülteci akını Türkiye’ye devam etti.
  • Türkiye, AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) aracılığıyla Suriyeli mültecilere yardım sağladı ve toplumlarına entegre etmeye çalıştı.
  • 2016’dan itibaren Suriyeli mültecilerin Türkiye toplumuna entegrasyonu için projeler başlatıldı.
  • Mülteciler, Türkiye’de bakanlık ve kurumların stratejik planlarına dahil edildi.

Yorum gönder

You May Have Missed