Deyimler ve Atasözleri
1. Deyimler
Deyimler: Genellikle gerçek anlamından ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbekleridir.
Deyimlerin Özellikleri:
- Anonimdir: Deyimler, söyleyeni belli olmayan sözlerdir. Örneğin, “Ağzı kulaklarına varmak” sözünü ilk kimin söylediği belli değildir. Artık halkın ortak malı olmuştur.
- Kalıplaşmış Sözlerdir: Deyimler, belirli bir kalıp içinde bulunan söz öbekleridir. Bu yüzden deyimi oluşturan sözcüklerin yerine bu sözcüklerin eşanlamlıları ya da yakın anlamlıları getirilemez, sözcüklerin yerleri değiştirilemez. Örneğin:
- İki ayağı bir pabuca girmek (Doğru)
- İki ayağı bir ayakkabıya girmek (Yanlış)
- Durum Bildirir: Deyimler, genellikle bir durumu veya bir davranışı ifade ederler. Örneğin, “Çenesi açılmak” deyimi, durmadan konuşmak veya gevezelik etmek anlamına gelir.
- Mastar Hâlindedir: Deyimler mastar hâlindedir ancak zamana ve şahsa göre çekimlenebilir. Örneğin:
- Burnunu sokmak → Mastar hâlinde bir deyimdir.
- Burnunu sokma. → Zamana ve şahsa göre çekimlenmiş bir deyimdir.
- Çoğunlukla Söz Öbeği Şeklindedir: Deyimler genellikle söz öbeği şeklindedir, ancak nadiren de olsa cümle şeklinde olan deyimler de bulunabilir.
Bu özellikler deyimlerin dilimizdeki önemli bir öğe olduğunu göstermektedir.
Deyimler, genellikle mecaz anlam içerse de bazı deyimler gerçek anlamlıdır. Ayrıca, deyimler anlam özellikleri bakımından iki kategoride incelenir:
a. Gerçek Anlamlı Deyimler:
Tüm sözcükler gerçek anlamlarında kullanılır, mecaz bir ifade içermezler.
Örnekler:
- Hem suçlu hem güçlü.
- Kimi kimsesi olmamak.
b. Mecaz Anlamlı Deyimler:
Sözcüklerden en az biri gerçek anlamı dışında kullanılan deyimlerdir.
Örnekler:
- Aldı sazı eline.
- Ensesine yapışmak.
Bu metni anlamını değiştirmeden yeniden yazmak ve önemli kısımları koyulaştırmak:
Deyimler, çoğu zaman mecaz anlam taşısa da bazı deyimler gerçek anlamlıdır. Ayrıca, deyimler anlam özellikleri açısından iki ana kategoriye ayrılırlar:
a. Gerçek Anlamlı Deyimler:
Tüm kelimeler gerçek anlamlarında kullanılır ve mecaz bir ifade içermezler.
Örnekler:
- Hem suçlu hem güçlü.
- Kimi kimsesi olmamak.
b. Mecaz Anlamlı Deyimler:
Sözcüklerden en az biri gerçek anlamı dışında kullanılan deyimlerdir.
Örnekler:
- Aldı sazı eline.
- Ensesine yapışmak.
Bu açıklama, deyimlerin farklı anlam özelliklerine sahip olabileceğini ve dilin zenginliğini artırdığını göstermektedir.
2. Atasözleri
Atasözleri: Deneyimlere, gözlemlere dayalı olarak oluşmuş ve topluma öğüt veren sözlerdir.
Atasözlerinin Özellikleri:
- Anonimdir: Atasözleri, genellikle ilk söyleyeni belli olmayan sözlerdir. Örneğin, “Yolcu yolunda gerek.” atasözünü ilk kimin söylediği belli değildir. Artık halkın ortak malı olmuştur.
- Kalıplaşmış Sözlerdir: Atasözleri, belirli bir kalıp içinde bulunan söz öbekleridir. Bu yüzden atasözünü oluşturan sözcüklerin yerine bu sözcüklerin eşanlamlıları ya da yakın anlamlıları getirilemez, sözcüklerin yerleri değiştirilemez. Örneğin:
- Paça ıslanmadan balık tutulmaz. (Doğru)
- Pantolon ıslanmadan balık avlanmaz. (Yanlış)
- Balık tutulmaz paça ıslanmadan. (Yanlış)
- Cümle Şeklindedir: Atasözleri cümle şeklindedir ve genellikle bir öğüt içerir.
Örnekler:- Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.
- Rüzgâr eken fırtına biçer.
- Bazı Atasözleri Aynı Anlama Gelir: Bazı atasözleri, aynı anlama gelen farklı atasözleriyle karşılaştırılabilir.
Örnekler:- Bir elin nesi var, iki elin sesi var. (Aynı anlamda)
- Yalnız taş duvar olmaz.
- Öfkeyle kalkan zararla oturur. (Aynı anlamda)
- Keskin sirke küpüne zarar.
- Bazı Atasözleri Zıt Anlamlıdır:
Örnekler:- Eğri oturup doğru konuşalım. (Zıt anlamda)
- Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
- Düşenin dostu olmaz. (Zıt anlamda)
- Dost kara günde belli olur.
Atasözleri, anlam özellikleri bakımından üç bölümde ele alınır:
a. Gerçek Anlamlı Atasözleri:
Tüm sözcükler gerçek anlamında kullanılır, mecaz bir ifade içermezler.
Örnekler:
- Çok konuşan çok yanılır.
- İnsanın canı acıyan yerindedir.
b. Mecaz Anlamlı Atasözleri:
Sözcüklerden en az biri gerçek anlamı dışında kullanılan deyimlerdir.
Örnekler:
- Acı patlıcanı kırağı çalmaz. (“Acı patlıcan” herhangi bir duruma alışkın olan kimse, “kırağı” da kötü durum anlamında kullanılmıştır.)
- Rüzgâr eken fırtına biçer (Rüzgâr ve fırtına mecaz anlam taşır.)
c. Hem Gerçek hem Mecaz Anlamlı Atasözleri:
İki anlama da gelebilecek şekilde kullanılan sözlerdir.
Örnekler:
- Hamama giren terler. (İki anlama gelebilir: Hamama giren gerçekten terler veya bir işe girişen, o işin güçlüklerini veya masraflarını göze almalıdır.)
- Mal canın yongasıdır.
- Ağaç yaş iken eğilir.
Özdeyişler:
Özdeyişler, bir düşünceyi, bir duyguyu özlü bir şekilde ifade eden ve kim tarafından söylendiği bilinen sözlerdir.
Örnekler:
- İnsan, harcayabildiği kadar zengindir. (Oğuz SÜLEK)
- Fenalıkların ilki ve en büyüğü, haksızlıkların cezasız kalmasıdır. (EFLATUN)
- Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. (M. Kemal ATATÜRK)
Yorum gönder