Metin Türleri
METİN TÜRLERİ (EDEBİ TÜRLER)
Edebiyat, duygu ve düşünceleri söz ya da yazıyla etkili bir şekilde anlatma sanatıdır.
- Yazı (Metin) Türleri
Duygu, düşünce ve hayallerin sözlü ya da yazılı olarak etkili bir şekilde ifade edilmesi edebiyatın temelini oluşturur. Edebiyat eserlerinde kullanılan dilin biçim ve içerik özelliklerine göre çeşitli türler bulunmaktadır.
- Olay Yazıları:
- Masal:
- Olağanüstü olaylar ve kişilerin başından geçen, zaman ve mekan sınırları olmayan hayalî olayların anlatıldığı yazılardır.
- Masallarda eğitici ve öğretici unsurlar önemlidir.
- Kahramanlar genellikle olağanüstü özelliklere sahiptir.
- Geçtiği yer ve zaman belirsizdir.
- Tekerlemelerle başlar ve evrensel konular içerir.
- Hikâye (Öykü):
- Yaşanmış veya yaşanabilecek olayları belli bir plan çerçevesinde, belirli bir yer ve zamanda anlatan yazılardır.
- Daha kısa soluklu eserlerdir.
- Karakter sayısı azdır.
- Serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşur.
- Roman:
- Geniş bir zaman dilimini kapsayan, geniş bir karakter kadrosu ile yazılan yazılardır.
- Karakter sayısı fazladır.
- Hikâyeye göre uzun eserlerdir.
- Geniş bir mekân ve zaman içerir.
- Masal:
- Destan:
- Bir ulusun kahramanlıklarını, savaşlarını, toplumsal olaylarını anlatan, genellikle nazım birimiyle oluşturulan yazılardır.
- Mitoloji, efsane, folklor ve tarihî öğeler içerir.
- Yazı türleri içinde en uzun olanıdır.
- Efsaneden sonra bilinen en eski türdür.
- Hikaye ile Roman Arasındaki Farklar:
- Hikâye türü, romandan daha kısadır.
- Hikâyede temel öğe olaydır, romanda ise temel öğe karakterdir.
- Hikâyede tek olay bulunurken, romanda birbirine bağlı olaylar zinciri vardır.
- Hikâyede karakterlerin tanıtımında detaya girilmez, romanda ise karakterler daha ayrıntılı bir şekilde anlatılır.
- Hikâyelerde geçen olayların yer ve zamanı sınırlıdır, romanda ise geniştir ve detaylı bir şekilde anlatılır.
Bu yazı türleri, edebiyat eserlerini çeşitli şekillerde ifade etmek ve anlamlandırmak için kullanılır.
5. Efsane (Söylence)
Halkın duygu, düşünce ve hayal dünyasında doğan, ağızdan ağıza dolaşan ve gelenek-göreneklerin oluşumunu etkileyen hikayelere efsane denir.
- Hayal gücünün ürünü olan efsaneler, bilinen en eski türdür.
- Eski dönemlerde tabiat olaylarının nedenlerini bilmeyen insanlar, bu olayları açıklama gereği hissetmişler ve efsaneler aracılığıyla bunlara açıklık getirmişlerdir.
- Efsanelerde kahramanlar genellikle Tanrı, ruh, melek gibi kavramlar veya doğa parçaları olan taş, kaya, dağ gibi unsurlardır. Bu kahramanlar hikayelerde kişileştirilir ve konuşturulur.
Efsane ile Destan Arasındaki Farklar:
- Destanlardaki olayları tarih sayfalarında bulmamız mümkündür, ancak bunu efsane için her zaman söyleyemeyiz.
- Destanlar genellikle manzum (şiirsel) biçimde yazılırken, efsaneler düz yazı (nesir) biçimindedir.
- Destanlar milletlerin yaşadığı önemli olayları konu alır ve milli nitelik taşır. Efsaneler ise daha evrensel ve geniş bir kapsama sahiptir.
Efsane ile Masal Arasındaki Farklar:
- Masallar tamamen olağanüstü, olağandışı olayları anlatırken, efsaneler toplumsal olaylar ve insanların doğaüstü olaylara karşı verdiği savaşı anlatır.
- Masallar her zaman mutlu sonla biterken, efsaneler her zaman mutlu sonla bitmez.
- Masalların amacı eğiticilik iken, efsanelerin amacı bazı olaylara açıklık getirmektir.
6. Tiyatro:
- Dram, komedi, trajedi gibi sahnede oynanmak üzere yazılan edebiyat türlerinin ortak adına tiyatro denir.
- Olayları oluş hâlinde gösterir ve konuşma, eyleme dayanan bir türdür.
- İnsana ders verme amacı taşır ve tiyatro eserlerinin temel ögeleri “olay, yer, zaman ve kişiler”dir.
7. Günlük (Günce):
- Düzenli bir biçimde yazılan, tarih atılan günlük notlara, bir yazarın yaşamı boyunca günü gününe yazdığı yazılara günlük denir.
- Olaylar günü gününe, tarih belirtilerek yazılır ve içten, sevecen bir anlatım tarzına sahiptir.
8. Anı (Hatıra):
- Yaşanmış olayların üzerinden zaman geçtikten sonra yazıldığı yazı türüne anı (hatıra) denir.
- Bir kişinin yaşadığı veya tanık olduğu olaylar anlatılır ve geçmişe ışık tutar.
9. Gezi Yazısı (Seyahatname):
- Gezilip görülen yerlerin ve izlenimlerin anlatıldığı yazılara gezi yazısı denir.
- Yazarın duygu ve düşüncelerini içerebilir, gözlem gücüne dayanır ve gerçek olaylara dayanır.
Örnek:
Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde anlattığı Amasya’yı gezmeye gidiyorduk. Otobüs şoförü bizi şehrin göbeğinde indirdi. Amasya, bütün güzelliğiyle gözümüzün önündeydi artık. Yeşilırmak, şehrin tam ortasından geçiyor. Şehrin bir yanında Amasya Kalesi, bir yanında Ferhat Dağı var. … Şehir, sanki açık hava müzesi. Şehri kuş bakışı görmek için Çakallar Tepesi’ne çıktık. Tarih kokan muhteşem bir şehir sanki ayaklarımızın altındaydı.
10. Biyografi (Yaşam Öyküsü)
Tanınmış, eserler yazmış ve ün bırakmış kişilerin hayatlarını tanıtmak amacıyla yazılan yazılara biyografi denir.
- Bu yazılarda kişinin hayatı, genellikle tarih sırasına göre ele alınarak anlatılır.
- Biyografiler gerçekçi ve kurgusal olmayan yazılardır.
- Anlatım, üçüncü kişinin bakış açısıyla yapılır.
Örnek:
Faruk Nafiz Çamlıbel, 18 Mayıs 1898 tarihinde İstanbul’da doğdu. Kayseri, İstanbul ve Ankara’da öğretmenlik yaptı. İstanbul’dan milletvekili seçildi ve “Anayurt” adında bir dergi çıkardı. Türkçenin gelişmesine büyük katkıları oldu. 8 Kasım 1973’te vefat etti. Eserlerinden bazıları şunlardır: Çoban Çeşmesi, Han Duvarları…
11. Otobiyografi (Öz Yaşam Öyküsü):
Bir insanın kendi hayatını kendisinin yazdığı eserlere otobiyografi denir. Bu türde kaynak olarak kişi kendisini ve aile büyüklerinden aldığı bilgileri kullanır. Anlatım birinci kişi ağzıyla yapılır.
Örnek:
1960’larda 6’ncı ayın 16’sında saat 6’yı 56 geçe, 06 trafik kodlu şehirde doğdum. Bu altılar hayatım boyunca peşimi bırakmadı. Bir ailenin tek çocuğuyum. Can Bartu’dan ad koymuşlar bana. Dolayısıyla tutacağım takımı seçme şansım kalmadı. 1964 yılında kreşe vermişler beni. Yedi yaşıma geldiğimde okumayı öğrendim…
B) DÜŞÜNCE YAZILARI:
1. Deneme:
Deneme, yazarın özel görüş ve düşüncelerini iddiasız bir şekilde anlattığı, konu sınırlaması olmayan bir yazı türüdür. Yazar kendi iç dünyasını paylaşır ve genellikle kesin sonuçlara ulaşmaz.
Örnek:
Gönlümüzün güzelliği sevgi ise beynimizin güzelliği de düşünebilme yeteneğimizdir. O yeteneği her an, her dakika kullanmalıyız. Unutmayalım ki düşünen insan, özgür insandır. Kişi düşünebiliyorsa pek çok sorununu çözecek, pek çok şeyi bilecektir. Onun için bir karar alırken annenizin, babanızın, çevrenizdekilerin görüşlerini alın ama o görüşleri de sorgulayın. Sonra da oturup kararınızı kendiniz alın. Bu durumda eziyetler de güçlükler de size aittir artık. Karar alırken sorumluluk almayı da bilin. İşte bu, büyümek ve olgunlaşmaktır. Aynı zamanda özgür olma yolunda atılan ilk adımdır.
2. Makale:
Herhangi bir konuda bilgi vermek veya bir gerçeği savunmak için yazılan yazılara makale denir. Temel öğesi fikir olan makale, bilimsel verilerden yararlanarak bir tezi savunur.
ÖRNEK:
Kitap okumayı sevmiyoruz. Bu kitap okuma oranlarından da belli. Nüfusu yedi milyon olan Azerbaycan’da kitaplar ortalama 100.000 tirajla basılırken Türkiye’de bu rakam 3000 civarında. Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitaba harcanan para ortalama 100 dolar, bizde ise 10 doların altında. Türkiye’de her yüz kişiden beşi kitap okuyor. Bütün bunlar bizim kitaba ne kadar uzak bir toplum olduğumuzun göstergesi.
Eleştiri, bir sanat eserinin olumlu ya da olumsuz yanlarını somut verilere dayanarak değerlendiren bir yazı türüdür.
- Eleştiri yazıları, bir eseri tanıtmayı amaçlar.
- Eleştiri yapan kişiye eleştirmen denir.
- Eleştiride eserin hem olumlu hem de olumsuz yanları bir arada verilir.
- Eleştirinin temel amacı, okuyucuya ve yazara kılavuzluk yapmaktır.
4. Söyleşi (Sohbet):
Sohbet, yazarın gündelik olaylarla ilgili düşüncelerini, okuyucu ile karşı karşıya oturup konuşuyormuş gibi içten bir hava içinde yazdığı yazılardır.
- Karşılıklı konuşma havası içinde yazılır.
- Belirli bir konusu yoktur; yerine ve zamanına göre sıkıcı olmayan her şey sohbet konusu olabilir.
- Gazete ve dergi yazılarıdır.
- Yazarın kişisel düşüncesi ağırlıklıdır.
- En önemli özelliği, samimi bir üslupla kaleme alınmasıdır.
5. Röportaj:
Röportaj, gazetecilerin bir yeri, bir kurumu ziyaret ederek o yerin özelliklerini, orada gördüklerini, kişisel düşünceleriyle birleştirip fotoğraflarla belgeleyerek kaleme aldığı yazılardır.
Örnek Röportaj:
Muhabir: Küçüklüğünüzde arkadaşlarınızın futbol oynaması yasakken anneniz sizin futbol oynamanızı hep desteklermiş. Biraz anlatır mısınız o günleri?
Rıdvan: Bizim mahallede “okul başarısını düşürecek” diye kimse çocuğunun futbol oynamasını istemezdi. Ben de o yaşlarda futbola meraklıydım ve annem de her gün giydiğim eşofmanı hazır ederek okuldan sonra top oynamama izin verirdi. Bunu yapan başka aile yoktu.
Muhabir: Profesyonel futbol hayatına geçişiniz nasıl oldu?
Rıdvan: 13-14 yaşındayken Nazilli Spor’dan 25 futbol topu karşılığında Muğla Spor’a transfer oldum. Böylelikle profesyonel futbol hayatım başladı.
6. Fıkra (Köşe Yazısı):
Fıkra, bir yazarın güncel bir konu üzerinde, kişisel anlayış, görüş ve düşüncelerini güzel bir üslupla, hiçbir kanıtlama gereği duymadan anlattığı yazı türüdür.
- Gazete yazısıdır.
- Yazar düşüncelerini kanıtlama yoluna gitmez.
- Dil doğaldır ve günlük deyimlere, nükteli sözlere yer verilir.
- Okuyucuyla sohbet ediyormuş havası hakimdir. Anlatım senli benlidir.
Yorum gönder