Enerji Dönüşümleri ve Çevre Bilimi

 

BU ÜNİTE 4 BÖLÜMDEN OLUŞMUŞTUR
A. BESİN ZİNCİRİ
B. ENERJİ DÖNÜŞÜMLERİ
C. MADDE DÖNGÜLERİ
Ç. SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA

1. BÖLÜM: BESİN ZİNCİRİ
Anahtar Kavramlar
— Besin zinciri
— Üretici
— Tüketici
— Ayrıştırıcı
— Ekoloji piramidi
— Besin ağı
— Biyolojik birikim

Neler Öğreneceksiniz?
Bu bölümü tamamladığınızda besin zinciri, besin ağı ve ekoloji piramidini kavrayacak, besin zincirindeki üretici, tüketici ve ayrıştırıcılara örnekler vereceksiniz.

Besin Zinciri

Bir ekosistemde birçok canlı ve cansız varlığın birbirleriyle etkileşim içinde bulunduğunu önceki sınıflarda öğrenmiştiniz. Ekosistemde bir canlının hayatını sürdürebilmesi, diğer bir canlının hayatına bağlıdır. Avcı olan canlı, av olan başka bir canlıyı yem olarak kullanırken kendisi de başka bir canlıya av olabilir.

Bir canlıdan diğer bir canlıya beslenme yoluyla madde ve enerji aktarılması sonucu oluşan canlı dizilimine besin zinciri denir. Aşağıda birkaç besin zinciri örneği verilmiştir. Bunlardan ilki kara ekosistemindeki bir besin zinciridir. Bu zincirin ilk halkası bitkilerdir. Tırtıl bitkiyi, kurbağa tırtılı, yılan kurbağayı yer. Baykuş da yılanı besin olarak tüketir.

İkinci görselde ise deniz ekosistemindeki bir besin zinciri örneği yer almaktadır. Burada plankton adı verilen küçük canlılar çok hücreli başka canlılar tarafından tüketilir. Bunlar küçük balıklar tarafından, küçük balıklar da kendilerinden daha büyük balıklar tarafından tüketilerek besin zinciri oluşturulur.

Resim

 

Resim

Resim

Sonbaharda ağaçtan düşen bir yaprak bir süre sonra toprağa karışır. Ölü bitki ve hayvanlar da zamanla toprağa karışır. Bu olay ayrıştırıcılar tarafından gerçekleştirilir. Üretici ve tüketicilerin oluşturduğu ölü ve organik atıkların yıkımını ve parçalanmasını sağlayan canlılara ayrıştırıcılar denir. Bazı bakteriler, bazı mantarlar ayrıştırıcı canlılardandır.

Besin zincirinin her halkasında ölü ve organik atıklar bulunur. Bu durumda bu atıkların ayrıştırılması için ayrıştırıcıların besin zincirinin her halkasında olması gerekmektedir.

Besin zincirinde bir tüketici, bir üretici ya da başka bir tüketiciyi besin olarak kullanabilir. Bu şekilde besin ağları oluşur. Aşağıdaki görselde farklı canlılar arasındaki besin ağı gösterilmiştir.

Resim

Ekoloji Piramidi
Bir ekosistemdeki besin zincirinde yer alan basamaklar arasındaki ilişki ekoloji piramidi ile ifade edilir. Üreticiler ekoloji piramidinin ilk basamağında, 1. dereceden tüketiciler 2. basamağında, 2. dereceden tüketiciler ise 3. basamağında yer alır. Ayrıştırıcı olan bakteri ve mantarlar ise besin piramidinin her basamağında yer alabilir. Ekoloji piramidinde enerji ihtiyacını üreticilerden elde eden canlılara otçul, otçullardan elde edenlere etçil, bu iki grubun ikisinden de elde edenlere ise hem etçil hem otçul adı verilir.

Resim

 

Bitkiler, Güneş’ten aldıkları enerjiyi kullanarak besin üretir. Besinlerdeki enerjinin büyük bir bölümünü kendileri için kullanırlar. Bu enerjinin yaklaşık % 10’luk kısmı 1. dereceden tüketicilere aktarılır. 1. dereceden tüketiciler de bitkilerden aldıkları besinlerdeki enerjinin % 90’a yakın kısmını kullanıp kalanını 2. dereceden tüketicilere aktarır. Böylece en fazla enerji üreticilerde olur. Tüketiciler arasında enerji aktarılırken enerji kaybı gerçekleşir. Örneğin üreticilerdeki 1000 J’lük enerjinin ancak 100 J’lük kısmı 1. dereceden tüketicilere aktarılır. 2. dereceden tüketiciye aktarılan miktar ise yaklaşık 10 J’dür.

Ekoloji piramidinde beslenme ilişkisine bağlı olarak vücut büyüklüğü genelde artar. Vücut büyüklüğüne ters orantılı olarak üreticiden tüketiciye doğru gidildikçe birey sayısı azalır.

Çeşitli kimyasal maddeler canlıların vücudunda tamamen parçalanamaz ve birikir. Buna biyolojik birikim adı verilir. Tüketici canlılar enerji gereksinimlerini karşılamak için birçok canlı tükettiğinden üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe biyolojik birikim artar.

2. BÖLÜM: ENERJİ DÖNÜŞÜMLERİ

Anahtar Kavramlar
— Fotosentez
— Solunum

Neler Öğreneceksiniz?
Bu bölümü tamamladığınızda besin üretiminde fotosentezin önemini fark edecek, fotosentez hızını etkileyen faktörlerle ilgili çıkarımlarda bulunacak, canlılarda solunumun önemini kavrayacaksınız.

Fotosentez

Bitkilerin Güneş ışığı, su ve karbondioksit kullanarak kendi besinlerini üretmesine fotosentez adı verilir. Fotosentez yapan canlılar kendi besinlerini üretebildikleri için üretici olarak adlandırılır. Bitkiler fotosentez için gereksinim duydukları suyu topraktan kökleri aracılığıyla alır. Güneş ışığından yararlanmak için ise Güneş ışığının soğurulması gerekmektedir. Soğurulma işlemi bitkinin yaprak hücrelerinde bulunan kloroplast organelindeki klorofil sayesinde gerçekleşir.

Resim

 

Yaşam, Güneş’ten gelen enerji ile devam eder. Bu enerji, fotosentez sayesinde üreticilere geçer. Besin zinciri yoluyla diğer canlılar da bu enerjiden yararlanır. Fotosentez sonucu elde edilen besin, basit bir karbonhidrat olan glikozdur. Bitkiler, glikozun bir kısmını kendi gelişimleri için kullanırken bir kısmını da depo eder. Tüketiciler bitkileri tüketerek bu glikozu bünyelerine katar.

Fotosentez sonucu oluşan bir diğer ürün oksijendir. Oluşan bu oksijen hem bitkiler hem de oksijenli solunum yapan diğer canlılar tarafından solunum olayında kullanılır.

Fotosentez Hızına Etki Eden Faktörler
Fotosentez, canlılığın devamı için gerekli bir olaydır. Çünkü bitkilerin fotosentezle ürettiği besinler, besin zinciri yoluyla tüketici canlılara aktarılır.
fotosentez hızını etkileyen bir faktörler:
* Ortamın Sıcaklığı
* Topraktaki Su miktarı
* Ortamdaki Karbondioksit miktarı
* Işığın rengi ve şiddeti

Bitkiler, yeşil rengi yansıttıkları için yeşil ışıkta fotosentez miktarı en azdır. Kırmızı ve mor dalga boyu ise fotosentezin en yüksek seviyede olduğu dalga boylarıdır. Bitkiler, Güneş ışığı içindeki farklı dalga boylarındaki ışığı absorbe ederek fotosentez yapabilirler.

Su, tüm canlılar için gerekli bir maddedir. Etkinlikte yeterince sulamadığınız bitkinin gelişemediğini gözlemlemenizin nedeni, bitkinin fotosentez yapmak için yeterince su alamamasıdır. Çünkü su, fotosentez hızını etkileyen bir faktördür.

Solunum

Resim

 

Resim

 

3. BÖLÜM: MADDE DÖNGÜLERİ
Anahtar Kavramlar
 Su döngüsü
 Oksijen döngüsü
 Azot döngüsü
 Karbon döngüsü
 Ozon tabakası
 Küresel ısınma

Neler Öğreneceksiniz?
Bu bölümü tamamladığınızda doğadaki madde döngülerinin neler olduğunu ve bunların yaşam açısından önemini sorgulayacak, küresel iklim değişikliklerinin nedenlerini ve olası sonuçlarını tartışacaksınız.

Doğadaki Madde Döngüleri Nelerdir?
Tüm canlılar rahatça yaşayabilmek için bazı maddelere gereksinim duyar. Canlıların gereksinim duydukları maddelerin canlı ve cansız çevre arasındaki dolanımına madde döngüleri adı verilir. Bu bölümde su, oksijen, azot ve karbon döngüleri ele alınmaktadır.

Su Döngüsü

Resim

Resim

Resim
tamamlanır.

Azot Döngüsü

Soluduğumuz havada çeşitli gazlar bulunur. Soluk alırken kullandığımız oksijen gazı, havanın sadece %21’ine yakın bir kısmını oluşturur. Havanın yaklaşık %78’ini azot gazı (N) oluşturur. Azot, canlıların yapı taşı olarak kabul edilen proteinin yapısına katıldığı için çok önemlidir. Ancak canlılar havadaki azotu doğrudan kullanamaz. Bunun için azotun azotlu bileşiklere dönüştürülmesi gerekir. Havadaki azotun toprağa, topraktaki azotun ise havaya karışması azot döngüsü sayesinde gerçekleşir.
Resim

Havada serbest hâlde bulunan azot, yıldırım ve şimşek gibi hava olayları sırasında su ile birleşip toprağa düşer. Baklagillerin köklerinde yaşayan azot bağlayıcı bakteriler de havanın serbest azotunu bitkinin yapısına katar. Bitkiler azotu topraktan, otçullar ise bitkilerden alır. Etçiller de otçullar ile beslenerek azot ihtiyacını karşılar. Bitkilerin, hayvanların artıkları ve cesetleri ayrıştırıcı bakteriler tarafından
çürütülür ve amonyağa dönüştürülür. Toprakta bulunan bazı bakteriler amonyağı bitkilerin kullanabileceği azot tuzlarına dönüştürür. Bazı bakteriler ise topraktaki fazla azotun havaya tekrar aktarımını sağlar.
Böylece azot döngüsü tamamlanır.
Dünya, tüm canlıların yaşamı için gereken maddelerin ideal oranda bulunduğu bir gezegendir. Madde döngüleri ile sağlanan düzen bozulduğunda tüm canlılar zamanla bu durumdan olumsuz etkilenir.

Küresel Isınma

Dünya üzerindeki en kritik ısı ve ışık kaynağı olan Güneş, milyonlarca kilometre uzaktan bile olsa ışınlarıyla Dünya’yı aydınlatır ve ısıtır. Bu enerji, canlıların yaşamını sürdürebilmesi için temel bir kaynaktır. Ancak, Güneş’ten gelen ışınların tamamı sağlığa yararlı değildir, bu nedenle ozon tabakası gibi doğal filtreler bu zararlı ışınların yayılmasını engeller.

Ozon tabakası, atmosferin stratosfer katmanında yer alır ve Güneş’ten gelen zararlı ışınların büyük bir kısmını absorbe ederek yeryüzüne inmelerini önler. Ancak, ozon tabakasındaki incelme, özellikle ozon tabakasının kalınlığının 20-50 km arasında değiştiği bir durumda, bu doğal koruma mekanizmasını zayıflatmaktadır.

Atmosferin içindeki sera gazları, su buharı, karbondioksit, metan, ozon gibi çeşitli gazları içerir. Bu gazlar, Güneş’ten gelen ışığı soğurur ve bir kısmını tekrar yayar, bu da bir tür yalıtım etkisi yaparak yeryüzünün ısısını dengelemeye yardımcı olur. Bu olgu sera etkisi olarak adlandırılır.

Ancak, endüstriyel faaliyetler, taşıtlar ve kişisel bakım ürünleri gibi faktörler, atmosferdeki sera gazlarının miktarını artırabilir. Bu durum, küresel ısınma olarak bilinen bir olguya yol açar. Artan sera gazları, atmosferin sıcaklığını yükseltir ve iklim değişikliklerine neden olur. Bunun sonucunda, buzulların erimesi, sel, heyelan gibi olaylar artabilir.

Küresel ısınmanın etkileri sadece çevreyle sınırlı değildir. İnsan sağlığı, deniz ekosistemleri, hayvanların yaşam alanları da olumsuz yönde etkilenebilir. Küresel iklim değişikliği, buzulların erimesiyle kutup ayıları gibi hayvanların yaşamını zorlaştırır ve yükselen deniz seviyeleri birçok kıyı şehrini tehdit eder.

Bu sorunların çözümü için sürdürülebilir kalkınma ve çevre dostu teknolojilerin kullanımı önemlidir. Bireylerin ve toplumların ekolojik ayak izini azaltmaya yönelik bilinçli adımlar atılmalı, temiz enerji kaynaklarına yönelilmelidir. Ayrıca, endüstriyel atıkların kontrolü, sera gazı emisyonlarının azaltılması gibi politika ve uygulamalar da küresel ısınmanın önlenmesine katkı sağlayabilir.

Aşağıda küresel ısınmanın engellenmesine yönelik önerilerinden bazıları verilmiştir:
— Ozon tabakasına zarar veren maddeleri içeren deodorant ve parfümler kullanılmamalıdır.
— Fabrika bacalarına ve araçların egzoz borularına filtreler takılmalıdır.
— Kimyasal temizlik malzemeleri ve tarım ilaçlarının çevreye verdiği zararlar konusunda insanlar bilinçlendirilmelidir.
— Gereksiz ağaç kesimi engellenmeli, uygun alanlar ağaçlandırılmalıdır.

4. BÖLÜM: SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA

Anahtar Kavramlar
— Sürdürülebilir yaşam
— Tasarruf
— Geri dönüşüm

Neler Öğreneceksiniz?
Bu bölümü tamamladığınızda kaynakların tasarruflu kullanımına özen gösterecek, bu konuda bir proje tasarlayacaksınız. Geri dönüşümün önemini fark edecek, kaynakların tasarruflu kullanılmaması durumunda gelecekte karşılaşılabilecek problemleri belirterek bunlara çözüm önerisi sunacaksınız.

Kaynakların Tasarruflu Kullanımı

Gereksinim duyduğumuz maddelerin doğadaki döngüler içinde var olduğunu ve bu düzenin sürdürülebilmesi için korunması gerektiğini biliyoruz. Temiz su kaynaklarının azalması, hava kirliliği ve canlı türlerinin neslinin tükenmesi gibi faktörler, doğadaki bu dengenin bozulmasına neden olmaktadır. Sürdürülebilir kalkınma, doğal kaynakları bilinçli bir şekilde kullanarak gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlar.

Dünya genelinde çeşitli kaynaklar gün geçtikçe azalmaktadır, bu durum besin ağlarını olumsuz etkileyerek diğer canlı gruplarını da olumsuz yönde etkilemektedir. Bu sebeple kaynakların tasarruflu kullanımına büyük önem verilmelidir.

Elektrik, su, doğal gaz, petrol ve temiz hava gibi kaynaklar, günlük yaşantımızda sıkça kullanılan önemli unsurlardır. Bu kaynakların bilinçli ve tasarruflu bir şekilde kullanılması, enerji ve çevre dostu uygulamaların hayata geçirilmesi, günümüzde ve gelecekte kaynakların sürdürülebilirliği için kritik bir konudur.

Çeşitli ülkelerde ve dünya genelinde, kaynakların tasarruflu kullanımına yönelik çeşitli projeler ve çalışmalar mevcuttur. Bu kapsamda çevre dostu araçlar, enerji tasarruflu aydınlatma sistemleri, su tasarrufu sağlayan makineler gibi inovatif çözümler geliştirilmiştir. Bu projeler, kaynakların etkin bir şekilde kullanılması ve gelecek nesillerin yaşam kalitesinin korunması amacını taşımaktadır.

Resim

Resim

Resim

 

Yorum gönder

You May Have Missed