Teen Life
2. Ünite Teen Life – Konu Anlatımı
KONU ANLATIMI
DESCRIBING WHAT PEOPLE DO REGULARLY / REGULAR-DAILY ACTIVITIES
Simple Present Tense (Geniş Zaman)
Simple Present Tense (Geniş Zaman), İngilizce’de olayların genel doğruluklarını, alışkanlıkları, düzenli tekrarlarını, bilimsel gerçekleri ve düşünceleri ifade etmek için kullanılan bir zamanı temsil eder. Bu zamanı kullanırken cümlenin öznesi ile fiilin kök hali (bare infinitive) kullanılır. İşte Simple Present Tense hakkında daha fazla bilgi:
1. Olumlu Cümleler (Positive Sentences):
Olumlu cümlelerde, özne ve fiilin kök hali kullanılır. Üçüncü tekil şahıslar (he, she, it) için fiilin sonuna “-s” eklenir.Örnekler:
- I work in an office. (Bir ofiste çalışırım.)
- She plays the piano. (Piyano çalar.)
- They speak English. (İngilizce konuşurlar.)
- The sun rises in the east. (Güneş doğuda doğar.)
2. Olumsuz Cümleler (Negative Sentences):
Olumsuz cümlelerde, “do not” (kısaltılmış hali “don’t”) veya “does not” (kısaltılmış hali “doesn’t”) öznenin önüne gelir ve fiilin kök hali kullanılır. Üçüncü tekil şahıslar için fiilin sonuna “-s” eklenmez.Örnekler:
- I do not work on Saturdays. (Cumartesi günleri çalışmam.)
- She does not like spicy food. (Acılı yemekleri sevmez.)
- They do not watch TV in the morning. (Sabahları televizyon izlemezler.)
- He does not understand Japanese. (Japoncayı anlamaz.)
3. Soru Cümleleri (Questions):
Soru cümlelerinde, öznenin önüne “do” veya “does” getirilir, ardından özne ve fiilin kök hali sıralanır.Örnekler:
- Do you like ice cream? (Dondurma sever misin?)
- Does she speak French? (Fransızca konuşur mu?)
- Do they work on weekends? (Hafta sonları çalışırlar mı?)
- Does he live in London? (Londra’da mı yaşar?)
4. Olumlu Cümlenin Kısaltılmış Hali (Short Form of Positive Sentences):
Olumlu cümlelerde “do” veya “does” ile öznenin kısaltılmış halleri kullanılabilir. İşte bu kısaltmalar:- I do = I’do
- You do = You’do
- He does = He’does
- She does = She’does
- It does = It’does
- We do = We’do
- They do = They’do
Simple Present Tense ile Sık Kullanılan Zaman İfadeleri:
- Always (Her zaman)
- Usually (Genellikle)
- Often (Sık sık)
- Sometimes (Bazen)
- Rarely (Nadir olarak)
- Hardly ever (Neredeyse hiç)
- Never (Hiçbir zaman)
- Every day (Her gün)
- On Mondays (Pazartesi günleri)
- In the mornings (Sabahları)
- At night (Geceleyin)
- Once a week (Haftada bir)
Simple Present Tense, İngilizce’de olayları açıklarken, düşünceleri, inançları ve genel doğrulukları ifade etmek için oldukça yaygın bir zaman dilimidir. Bu zamanı öğrenmek, günlük konuşma, yazma ve dinleme pratiği yaparken çok faydalıdır.
FREQUENCY OF ACTIONS
Bir işin hangi sıklıkta yapıldığını sorarken;“How often ……. ?” soru cümlesi kullanılır.
Example:
- How often do you go running? (Ne sıklıkta koşuya gidersin?)
- How often do you eat junk food? (Ne sıklıkta abur cubur yersin?)
- How often do you train? (Ne sıklıkta antrenman yaparsın?)
Frequency Adverbs (Sıklık Zarfları)
Sıklık zarfları (Frequency adverbs), İngilizce cümlelerde belirli bir eylemin ne kadar sık veya nadir gerçekleştiğini ifade etmek için kullanılan zarflardır. Bu zarflar, sıklığı belirtirken çeşitli derecelerde kullanılabilirler. İşte bazı sıklık zarfları ve nasıl kullanıldıkları:
- Always (Her zaman):
- “Always” zarfı, bir eylemin sürekli olarak gerçekleştiğini veya alışkanlık haline geldiğini ifade eder.
- Örnek: She always arrives early. (O her zaman erken gelir.)
- Usually (Genellikle):
- “Usually” zarfı, bir eylemin çoğu zaman veya genellikle gerçekleştiğini ifade eder.
- Örnek: I usually have cereal for breakfast. (Ben genellikle kahvaltıda gevreği yerim.)
- Often (Sık sık):
- “Often” zarfı, bir eylemin sık sık veya çokça gerçekleştiğini ifade eder.
- Örnek: They often go for a walk in the evening. (Onlar akşamları sık sık yürüyüşe çıkarlar.)
- Sometimes (Bazen):
- “Sometimes” zarfı, bir eylemin ara sıra veya zaman zaman gerçekleştiğini ifade eder.
- Örnek: I sometimes forget my keys at home. (Bazen anahtarlarımı evde unuturum.)
- Rarely (Nadir olarak):
- “Rarely” zarfı, bir eylemin nadir şekilde gerçekleştiğini ifade eder.
- Örnek: She rarely watches TV. (O nadir olarak televizyon izler.)
- Hardly Ever (Neredeyse Hiç):
- “Hardly ever” ifadesi, bir eylemin hemen hemen hiç gerçekleşmediğini ifade eder.
- Örnek: They hardly ever eat fast food. (Onlar neredeyse hiç fast food yemezler.)
- Never (Hiçbir zaman):
- “Never” zarfı, bir eylemin hiçbir zaman gerçekleşmediğini ifade eder.
- Örnek: I never drink coffee. (Ben hiç kahve içmem.)
Sıklık zarfları, İngilizce cümlelerde cümlenin ortasında veya sonunda kullanılabilir. Genellikle cümlenin ortasında kullanılırken, “always” ve “never” sıklıkla cümlenin sonunda bulunur.
Örnek cümleler:
- She usually takes the bus to work.
- I often visit my grandparents on weekends.
- He rarely stays up late.
- They sometimes go camping in the summer.
- We hardly ever eat out at restaurants.
- I never miss my morning jog.
Sıklık zarfları, İngilizce konuşma ve yazı dilinde sıklık ifadesi sağlamak için önemli bir dilbilgisi unsurudur. Bu zarflar, eylemlerin ne kadar sık veya nadir gerçekleştiğini anlatarak iletişimi daha net ve etkili hale getirir.
Yorum gönder